İktidarın NATO’ya Hizmeti: Devrimcilere Tutuklama Terörü, Halka Fiili OHAL!

29.06.2026

Emperyalist savaş örgütü NATO’nun 36. Toplantısı 7-8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleşecek. Emperyalist barbarlığın simge ismi Donald Trump ile beraber, 32 ülkenin lideri savaş politikalarını geliştirmek için bir araya gelecek. Ülkenin dört bir yanı NATO ve ABD üsleri ile kaplıyken ve Türkiye, Ortadoğu’da başta Siyonist İsrail devleti olmak üzere emperyalizmin katliamlarına istihbarat ve fiili destek sağlayan işbirlikçi bir ülke konumundayken, NATO zirvesinin Ankara’da yapılacak olması ayrı bir önem kazanıyor. Filistin’de ve Lübnan’da İsrail’in katliamları sürüyor, ABD-İsrail ve Körfez ülkelerinin ortaklığıyla İran’a yönelik saldırganlık henüz soğumamışken böyle bir toplantıya ev sahipliği yapmak Türkiye ve Ortadoğu halkları açısından utanç vericidir.

Bu utanç verici tablo yetmezmiş gibi, NATO zirvesine iki hafta kala iktidar devrimcilere yönelik gözaltı ve tutuklama saldırısı başlattı. Emperyalist haydutlara yaranmak ve onları ülkenin başkentinde “rahat” ettirmek için bu onursuzluğa sessiz kalmayacak devrimcilere yönelik, tamamen uydurma gerekçelerle ev baskınları düzenledi. Ankara’da birçok devrimci ve demokratik kurumun üyelerine yönelik gerçekleştirilen ev baskınları sonucunda sayısı 200’ü aşkın kişi gözaltına alındı. Gözaltıların, NATO zirvesi öncesinde devrimcileri susturmaya yönelik bir saldırı olduğunu biliyoruz. Ancak devrimciler, emperyalist barbarlığa ve onun savaş örgütü NATO’ya karşı mücadelede bir adım geri çekilmeyecek. Emperyalist barbarlığa, onun yerli ortaklarına ve savaş örgütü NATO’ya karşı mücadeleyi omuz omuza büyüteceğiz.

Zirve Öncesi Ev Baskınları ve Tutuklamalar

İstanbul, Eskişehir ve Ankara’da toplamda 300’e yakın devrimci gözaltına alınması ve yüzü aşkın kişinin tutuklanması, açık bir siyasi saldırıdır. Ancak bu gözaltı ve tutuklama saldırısı, bu topraklarda 1968’den bugüne uzanan anti-emperyalist damarı görünmez kılmaya yetmeyecektir. Ülkenin dört bir yanında NATO’ya ve ABD emperyalizmine sessiz kalmayan devrimciler, bu onursuz işbirlikçiliğe karşı sokakları bir kez daha zapt edecektir.

Bu saldırı dalgası, iktidarın pervasızlığını ve işbirlikçiliği göstermekle beraber, anti-emperyalist mücadeleyi omuzlayacak en güçlü odağın sosyalist devrimciler olduğunu da bir kez daha gösterdi. Düzen muhalefeti ve Kürt hareketi, emperyalizm ve NATO karşıtı bir mücadelede aktif rol almıyor. İktidarın saldırılarıyla partisine kayyum atanan CHP, aynı iktidarın bölge planlarında ortaklaştığı ABD emperyalizmine söz söylemezken, Kürt hareketi ise emperyalist güçler tarafından yeniden biçimlendirilmeye çalışılan bölgede kendi çıkarları doğrultusunda yürüteceği diyalog süreçleriyle siyasi kazanım elde edebileceğini düşünüyor. Bu tabloda, bu iki siyasi odak, ne iç siyasetteki faşist iktidar politikalarına ne de Türkiye’nin de etkisiyle bölgede cihatçı barbarlığın etkisinin büyümesine karşı koyabiliyor.

NATO Zirvesi için Ankara’da Fiili OHAL

İktidarın NATO zirvesini bahane ederek başlattığı bu saldırı dalgası sadece devrimcilere yönelik değil, bütün halka karşı açtığı bir savaşı ve korkuyu göstermektedir. Ankara Valiliği’nin yaptığı açıklamada NATO zirvesi boyunca alınacak önlemler ve halka kapatılacak yollar duyurulmuştur. Emperyalist efendileri rahat etsin diye Ankara iki hafta boyunca fiili bir OHAL ile yönetilmek isteniyor. Yapılan açıklamaya göre iki hafta boyunca Ankara’da mitingler, basın açıklamaları ve her türlü siyasi faaliyet yasaklanmış durumda. NATO zirvesi bahanesiyle özel sektör öğretmenlerinin, madencilerin ve bütün işçi sınıfının demokratik ve ekonomik mücadelesi yasaklanmak isteniyor. 

Bütün bunlar yetmezmiş gibi fiili bir OHAL rejimiyle şehir bu süreçte halka kapatılmış durumda. Emperyalizmin sözcülerinin geçeceği yollar zirve süresince halka kapatılacak, birçok toplu taşıma aracı hizmet dışı bırakılacak. Üstüne üstlük en son gelişme olarak Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un sabah koşuları için bazı parkların halka kapatılması gündemde. Bütün bu gelişmeler trajikomik haberler olmanın ötesinde, kapitalist devletlerin halka bakışını da çıplak bir şekilde göz önüne seriyor. Halka kapatılan yollar, parklar, ulaşım araçları emperyalist devletlerin liderleri için seferber ediliyor, halkın vergileri bir kez daha ama bu sefer en aşağılık biçimiyle burjuvazinin hizmetine sunuluyor. NATO zirvesi için ayrılan bütçenin 11 milyar 578 milyon 319 bin TL olduğu bilgisi ile bu tablo birleştirdiğinde fazla söze gerek kalmıyor. Bir tarafta halka kapatılan bir şehir diğer tarafta emperyalist politikalara ortak olmak için harcanan milyarlar…

İktidarın bu pervasızlığına ve işbirlikçiliğine karşı devrimcilerin söyleyeceği çok şey var. 6. Filoyu denize döken Denizlerin açtığı yoldan giderek ODTÜ’de “Vietnam Kasabı” Komer’i hak ettiği şekilde karşıladığımız gibi 36. NATO Zirvesi’ni karşılayacağız. Dünyanın her yerini yangın yerine çeviren emperyalist politikalara ve onun baş temsilcisi emperyalist savaş örgütü NATO’ya karşı devrimciler mücadeleyi yükseltmeye geçmişte olduğu gibi bugün de devam edecek. 

Emperyalistler, işbirlikçiler yenilecek, direnen halklar kazanacak!

Kızıl Parti Merkez Komitesi

https://www.kizilparti.org.tr/wp-content/uploads/2025/05/Beyaz-logo-160x160.png

Bizi takip et:

İletişim

Hacı Bayram Mah. Sanayi Cad. Alsan Çarşısı 10/36, Altındağ/Ankara